Ülkemizdeki kanayan yaralardan birisi de kamuya yapılan geçici memur ve geçici işçi istihdamlarıdır. Bu istihdam şekli de aynen üçlü kararnamelerle yapılan siyasi atamalar gibidir.
Ülkemizdeki kanayan yaralardan birisi de kamuya yapılan geçici memur ve geçici işçi istihdamlarıdır. Bu istihdam şekli de aynen üçlü kararnamelerle yapılan siyasi atamalar gibidir.Yani, işe almada siyasilerin iki dudakları arasındadır, işe son verme de
2003 yılında tüm siyasi partilerin destekleriyle ve artık kamuya geçici istihdamı yapılmaması koşuluyla gerçekleştirilen toplu kadrolama sonrası hiçbir siyasi parti bu sözünün arkasında durmamış ve yine geçici alımları sürmüştür.
U.BPnin işe aldıklarını C.T.P iktidara geldiğinde işten atmış, U.B.P iktidara geldiğinde ise C.T.Pnin işe aldığı bazı geçicilerin işine son verilmiş işine son verilmeyenler ise endişe içinde sıralarını bekler olmuşlardır.
Tüm bakanlıklarda ve bağlı dairelerinde bulunan kadroların hemen hemen yarıya yakına boş olmasına rağmen siyasilerin Kamu Hizmeti Komisyonunu devredışı bırakarak örgüt binalarında belirledikleri kişileri geçici olarak işe almaları yalnızca o insanların ve ailelerinin siyasi iradelerini esir almakla kalmayıp, sendikalaşmayı ve eylemeleri de engellemektedir.
Hiçbir güvenceleri olmadıkları ve ekmek paralarını kaybetmemek için iktidarlara kul olmak zorunda bırakılan bu insanlarımız gelecekleriyle ilgili hiçbir plan, yatırım, borçlanma gibi sorumluluk altına giremiyorlar. Çünkü gelecekleri belirsizdir.
Asıl sorun kamuda binlerce boş kadrolar dururken siyasilerin, siyasi rant uğruna ve partizanca geçici istihdamları halen sürdürmeleridir. Geçici olarak işe aldıkları insanların geleceği ile oynayanlar ve bu insanların üzerinden siyaset yapanların tümüde suçludurlar.
Eğer bu ülkede geçici memur ve geçici işçi istihdamı yapılması önlenemezse bu sorunları yaşamaya devam edeceğiz.
İşsizliğin bu denli çok olduğu bir ülkede kimsenin işten atılmasını haklı kılacak bir nedenin ortaya atılması kamuoyunda hoş karşılanmaz.
Ancak geçicide olsa kamuda ve/veya özelde iş arayıpta iş bulamayan binlerce gencimize karşı da herkesin sorumluluğu yok mudur?
Muhalefet partilerine de, hükümet edenlere de, çağrı yapıyoruz artık yeter.
Kimsenin ekmeği ve geleceği üzerinden siyaset yapmayınız.
Sendikalarımız da tıpkı üçlü kararnameler de olduğu gibi siyasi kişilerce yapılan geçici olduğu önceden bilinen ve istismar edilen bu istihdamların yapılmasını önlemek için mücadele etmelidirler.
Yoksa bir partinin yaptığı geçici istihdamı bir diğer parti iktidara geldiğinde sonlandırdığında verilen mücadele hem sonuçsuz kalır hem de geçici istihdamı üzerinden siyaset yapanlar bir sonraki geçici istihdamları için cesaretlendirilmiş olurlar.
Ülkesini seven herkes ve her düzeydeki sorumlu kişiler popilizm yapmadan, bu yaraya neşter vurmalıdırlar.
Mehmet Özkardaş
Genel Başkan