banner47

banner32

banner5

banner33
24 Haziran 2017 Cumartesi

“Türkiye’nin tehditleri bizi paniğe sokmaz”

Rum Yönetimi Sözcüsü Hristodulidis, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hedefinin kendi çıkarlarını dayatmak olduğunu söyledi ve “Türkiye’nin kabul edilemez tehditleri bizi paniğe sokmaz” dedi

14 Mayıs 2017 Pazar 22:53
“Türkiye’nin tehditleri bizi paniğe sokmaz”
 Rum Yönetimi Sözcüsü Nikos Hristodulidis, Güvenlik konusunda, müzakere masasında Rum tarafının sunduğundan başka alternatif öneri bulunmadığını söyledi.

Hristodulidis, Simerini’ye verdiği özel mülakatta, Güvenlik başlığında yapılan bütün görüşmelerin, “Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin kaygılarına cevap veren, bugünün uluslararası gerçeklerine ve AB üyeliği sıfatına uygun tek kapsamlı öneri” diye nitelediği Rum önerisi olduğunu kaydetti.

Güvenlik konusunun müzakere masasındaki en hassas konulardan biri olduğunu hatırlatan Hristodulidis “Başkan’ın önerisi çerçevesinde, eldeki sonuç seçeneklerinin kısıtlı olduğu da açıktır” dedi.

Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’i AKEL’in seçimler nedeniyle çözüm çabalarını terk etmekle, merkez kanat partilerinin ise sürekli taviz vermekle suçladığı hatırlatıldığında “müzakere masasında varılan yakınlaşmalar ve -bazıları müzakere tarihinde ilk kez gerçekleşen- karşılıklı anlayışlar aracılığıyla çözümün içeriğine, yeni veri ve unsurlar ithal ettiklerini belirten Sözcü, özetle şunları söyledi:

“(Çözüm) AB ilke ve değerleri çerçevesinin dışına çıkamaz. Çözüme bağlıyız. Ne retçiyiz ne de çantada keklik. Yapmamız gereken, dünyada daha çok güvenlik sorunu yaratmak değil, işleyebilir ve sürdürülebilir bir devlet yaratmaktır.”

Hristodulidis, Türkiye’nin bölgedeki eylemlerinin öncelikli ve ana hedefinin “Doğu Akdeniz ülkelerinin deniz bölgelerinin yetki sınırlarını, kendi çıkarına ve diğer devletlerin aleyhine olacak şekilde dayatmak olduğunu” da iddia etti.

Bölgedeki, Türkiye haricindeki bütün ülkelerin (İsrail, Lübnan, Güney Kıbrıs, Yunanistan, Mısır, Suriye) BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf olduğunu, Güney Kıbrıs’ın bölge ülkelerinden üçü ile “orta hat” ilkesi temelinde anlaşma yaparak “münhasır ekonomik bölgesini” belirlediğini anlatan Hristodulidis, “Rum MEB”ine uluslararası ilginin ve 3’üncü tur ruhsat ihalesindeki başarılı sonuçların ana nedenlerinden birinin uluslararası hukuk ve meşruiyet temelinde hareket etmeleri olduğunu” savundu.

Hristodulidis, Türkiye’nin bunlardan hiçbirini yapmadığını, dolayısıyla hedeflerinde başarısız olduğunu ve son eylemlerindeki ana amacının sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını şaibeye düşürme görüntüsü yaratmak maksatlı izlenim yaratma olduğunu” iddia ederek “Türkiye’nin kabul edilemez tehditleri bizi paniğe sokmaz. Türkiye’nin eylemlerine yaklaşımımızda çok dikkatli olmalı, Türkiye’nin izlenim yaratma oyununa girmemeliyiz” dedi. 

Hristodulidis, Rum tarafının “Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözümüne ancak böyle bir gelişmeden kendisinin de yararlanacağını ve/veya mevcut durumdan dolayı bedel hissetmesi durumunda ilerleyeceği” şeklindeki tezini tekrarladı. 

Anastasiadis ve Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’in izlemekte olduğu çok boyutlu dış politika (AB ile bölge ülkeleri arasındaki köprü olma, çeşitli ülkelerle ilişkilerini güçlendirme v.b.) ile başka hedefleri yanında Türkiye’ye, çözümsüzlüğün bedelini ve/veya çözümün kendisine sağlayacaklarıyla ilgili mesajlar verilmesini hedeflediklerini söyleyen Hristodulidis şunları da ekledi:

“Türkiye için, Kıbrıs sorununun çözümü için somut çalışmaktan, böyle bir şeyin kendi hedeflerinin çıkarına da olduğunu veya mevcut durumun stratejik hedeflerinde kendisine bedel yaratacağını anlamasından başka yol yoktur. Bu çerçevede, çözüm anahtarı Türkiye’dedir ve Kıbrıs sorunundaki tezlerini değiştirme işareti vermiyor doğru tespiti ile yetinmiyor, strateji belirliyor, inisiyatifler alıyoruz.” 
TAK
    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SAYFALAR
ARŞİV