|
SON DAKİKA
Aldatılan kadın ‘eski eşini sattı’
Serin ve nemli hava geliyor
Donna Summer hayatını kaybetti
Fenerbahçe'ye 6 maç ceza
ISLAT TA SUYUNU İÇ
Barış Mamalı barismamali@hotmail.com
Demokratik ve şeffaf yönetimin en önemli göstergelerinden biri de kişilerin devletteki bilgilere kolayca ulaşabilmeleridir. İşte bu iddia ile Devletimiz Şubat 2006’da Bilgi Edinme Hakkı Yasası’nı çıkarmıştır. Bu Yasa 14.8.2006 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Henüz yeni bir Yasa olmakla birlikte önemli bir düzenleme olduğunu peşinen söyleyebilirim. Keza bilgi ve belgelere ulaşmada daha önce büyük sıkıntılar yaşandığını da avukat olmam nedeniyle çok iyi bilenlerden biriyim. Bir davada ihtiyacımız olan bilgi, belge veya dökümana ulaşmada birçok bürokratik engelle karşılaşmakta ve ancak duruşma safhasında ilgili memuru mahkemeye getirterek istediğimiz bilgilere ulaşabilmekte idik. Buna bir de kapalı anlayışa sahip idarecileri eklediğimiz zaman durumun ne kadar zor olduğunu daha kolay anlayabilirsiniz. Bu yasa, eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkeleri çerçevesinde kişilerin bilgiye ulaşmalarını amaç edinmiştir. Bu Yasada belirtilen istisnalar ( Devlet sırları ticari sırlar özel hayatın gizliliği gibi ) dışında kurum ve kuruluşlardan her türlü bilgi ve belgeyi edinme hem biz vatandaşlara hem de bir ölçüde yabancılara tanınmış yasal bir hak olarak artık hukuk dünyamızda yer almaktadır. Yani bizler kamu kurum ve kuruluşlarından, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarındadan, KİT’lerden, Belediyelerden ve hatta Üniversitelerden her türlü bilgiyi yazılı olarak talep edebileceğimiz gibi istek halinde ilgili belgelere de ulaşabilme hakkına haiz bulunmaktayız. Yapacağı bir dilekçe ile başvuruda bulunan vatandaşa, ilgili kurum cevap vermek yani başvuruyu yerine getirmek zorundadır. Sözkonusu başvuru, yazılı dilekçe şeklinde olabileceği gibi internet üzerinden de yapılabilmektedir ( Tabi ki başvuru konusu yerde bu yönde bir sistem bulunuyursa ). Vatandaş yaptığı böyle bir başvuru reddedildiği taktirde, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na itiraz edebilir ve bu itirazın da reddedilmesi halinde ise dava açma yoluna gidebilecektir. Hemen şu hususu da belirtmek isterim ki, yapılan bir bilgi edinme başvurusuna cevap vermede ihmali, kusuru veya kastı olan kamu görevlilerinin veya diğer ilgili personelin bu hareketi disiplin suçu yanında var ise cezai bir suçta oluşturmaktadır. Bu açıdan yapılan başvurularda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının çok dikkatli davranmaları ve reddedecekleri dilekçelerde hukuken geçerli bir gerekçe belirtmeleri gerekecektir. Peki gelelim uygulamaya, acaba bu kanuna uyuluyor ve müracatlara cevep veriliyor mu? Kendimden örnek vermem gerekirse bu Yasa altında bugüne kadar yapmış olduğum müracaatları ancak %5’ine cevap almış bulunmaktayım. Yasanın emretmesine rağmen yaklaşık %95 oranındaki yazılı müracaatıma cevap dahi verilmedi. Yasaya göre bu bir ihmaldir veya kasıtlı olarak yasanın ihlal edilmesidir, yani çok açık bir şekilde disiplin suçudur. Bana cevap dahi vermeyen kurumun ilgili memurunun yargılanarak cezalandırılması gerekirdi. Araştırdım kimse hakkında soruşturma dahi açılmadı, bazı kurumlar hakkında ilgili bakanlığa veya belediyeye suç duyurusu da yaptım ama yetkililer tınmadı bile. Bir de Anayasa’da diyoruz ki KKTC hukukun üstünlüğüne dayalı bir cumhuriyettir. Anayasa’yı ve Yasaları takmayan bir devlet idaresi varsa, ve yasaların uygulanmamasından ötürü hiçbir memura da ceza verilmiyorsa, o ülkede hukuk artık guguk olmuş demektir. Vatandaşına karşı hukuku uygulamayan devlete vatandaşın da hiçbir saygısı kalmaz. İşte yukarıda anlattım yasa var ancak bunu takmayan da bir devlet zihniyeti var. Şimdi kağıt üstünde kalan bu yasayı biz ne yapalım. Madem ki vatandaş yasal bilgi edinme hakkını fiiliyatta kullanamıyor o zaman bu yasanın (yani kağıtın) ıslatıp da suyunu içmekten başka yapacak bir şeyimiz kalmıyor.
“Yeter artık, bu ülkeyi hukuksuzluğun egemenliğinden artık kurtaralım.” Av. Barış Mamalı Yükleniyor...
|