banner47

banner32

banner5

banner33
24 Temmuz 2017 Pazartesi

banner46

“Tankı yumrukla durduran millet yok“

15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi gününde bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tankı yumrukla durduran başka bir millet yok. Ölümün üzerine cesaretle giden başka bir millet yoktur" dedi.

16 Temmuz 2017 Pazar 04:50
“Tankı yumrukla durduran millet yok“
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla TBMM'de düzenlenen törene katılarak, vatandaşlara hitap etti.

Ankara'nın dört bir yanından Meclise gelerek 15 Temmuz'un birinci yılında kendilerini yalnız bırakmayan vatandaşları en kalbi duygularla hasretle, muhabbetle selamladığını belirten Erdoğan, "Burada, bu saatte sizlerle Türkiye'nin yakın tarihinde yaşadığı en büyük ihanet, işgal ve darbe girişimi olan 15 Temmuz'un birinci yıl dönümü vesilesiyle buluştuk. Öncelikle 15 Temmuz gecesi şehit olan tüm kardeşlerime Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. O gece yaralanarak gazilikle şereflenen tüm kardeşlerimize sıhhat ve afiyet temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin her yerinde darbecilerin karşısına dikilerek ihanet girişimine geçit vermeyen milletin her bir ferdine şahsı ve milleti adına teşekkür ederek, Türk milletinin 15 Temmuz'da kelimenin tam anlamıyla millet olduğunu, hem de nasıl bir millet olduğunu tüm dünyaya gösterdiğini söyledi.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Yaşadığı ülke, mensubu olduğu millet, özellikle de gençler konusunda ümitsizliğe düşmüş olanlar vardı. 15 Temmuz gecesi hep beraber gördük ki küllerin altında kor bir ateş yanıyor, vakti saati geldiğinde o kor ateş istiklaline ve istikbaline el uzatan herkesi yakıp kül eden bir aleve dönüşüyor. Bir asır önce 7 düvelin bir araya gelip, tüm gücüyle yüklendiği Çanakkale'de herkesi şaşırtan bir zafere imza atmıştık. 15 Temmuz'da da 7 düveli arkasına alan bir ihanet çetesinin 40 yıllık planını 20 saate kalmadan bozarak tarihimize yeni bir zaferi nakşettik.

Savaşlar, ordular arasında olur. Türk milleti, 15 Temmuz'da ordulaşmış bir ihanet çetesine karşı yüreğindeki imanı ve çıplak eliyle bir mücadele verdi. Benim milletimin elinde silah mı vardı? Benim milletim o alçaklara, o hainlere karşı silahla mı yürüdü? Benim milletim bayrağıyla ve yüreğindeki imanıyla yürüdü. Dünyada bunun başka bir örneği yok. Kurşunu göğsünde durduran bir başka millet de yok."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı'nın "Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın / Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın / Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın / Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın" mısralarını okuyarak, milletin göğsünü darbecilere karşı siper ettiğini söyledi. 

Erdoğan, "Tankı yumrukla durduran bir başka millet yok. Tankın egzozunun içine fanilasını, tişörtünü sokmak suretiyle onu durduran bir başka zeka da yok. Uçağı, helikopteri yakalamak için hamle yapan bir başka millet yoktur. Ölümün üzerine böylesine cesaretle giden bir başka millet yoktur. Can pazarının ortasında dahi zalimle mazlumu ayırt etme konusunda dünyanın her köşesinde adaletin sembolü olarak kullanılan o gözleri bağlı mitoloji heykelini utandıracak hassasiyet gösteren bir başka millet yoktur. Böyle bir miletin mensubu olduğum, böyle bir ülkenin evladı olduğum için her zaman Rabb'ime hamd ediyorum" diye konuştu.

Şair Halit Fahri Ozansoy'un Vatan Destanı şiirinden, "Ey bütün cihana bedel Türkeli/Açtığın cenklerin yoktur evveli/Tarih bir nehir ki coşkundur seli/Sen ona nisbetle, umman gibisin/ Bir yandan hep böyle taştın, köpürdün/Bir yandan cefalı bir ömür sürdün/Fakat ne derece ezildinse dün/Şimdi gene tunçtan kalkan gibisin" dizelerini okuyan Erdoğan, ülke ve millet olarak, şimdi yine tunçtan bir kalkan gibi hedeflerine doğru ilerlediklerini söyledi.

HİÇ KİMSE BU KUTLU ÇATIYA EL UZATMAYI DÜŞÜNMEDİ"

Erdoğan, 15 Temmuz'u, herhangi bir darbe girişimi olmanın ötesinde ihanet kalkışması şeklinde ifade etmelerinin bir nedeni bulunduğunu belirtti. Erdoğan, önlerinde bulundukları TBMM'nin, bağımsızlıklarının ve demokrasinin sembolü olduğuna işaret ederek, bu Meclisin, Kurtuluş Savaşı'nı bizzat idare ettiğini, Polatlı'ya kadar yaklaşan düşmanla yapılan savaşta top sesleri duyulurken dahi Meclisin görevini sürdürdüğünü anımsattı. Erdoğan, Cumhuriyet tarihleri boyunca pek çok badire yaşamalarına rağmen hiçkimsenin, bu kutlu çatıya el uzatmayı düşünmediğini vurguladı.

"250 ŞEHİDİMİZİN AHI VAR"

Alanda bulunanların "İdam isteriz" sloganlarına Erdoğan, "Size kanaatimi paylaştım. Hukuk içinde, parlamento burada. Parlamentoya gelir... Parlamentodan geçeceğine inanıyorum. Parlamentodan geçtiği zaman, bana geldiğinde tereddütsüz onaylarım. Çünkü 250 şehidimizin ve milletimizin burada ahı var. 2 bin 193 gazimizin ahı var. Hans, George ne der, buna bakmam. Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin, Ayşe, Fatma, Hatice ne der ona bakarım." karşılığını verdi.

Bu ihaneti yapanların alçakça bir cüret gösterdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çünkü onların, ülkenin yönetimine el koymanın çok ötesinde niyetlerle yola çıktığını vurguladı. Erdoğan, amacın, ülkeyi, milleti topyekün esir ederek hem devleti hem medeniyeti kökten yıkmak olduğuna dikkati çekerek, "Bunun için TBMM öncelikle hedef aldıkları ve en çok bombaladıkları yer oldu. Darbeciler, tıpkı milletimizin korkup evlerine saklanacağını sandıkları gibi milletvekillerimizin de Meclisi terk edip, kaçacaklarını düşünmüşlerdi." diye konuştu.

"YAZIKLAR OLSUN"

Erdoğan, milletin sokaklara, meydanlara dökülerek, ülkesine sahip çıkarken Ankara'da bulunan Meclis Başkanı İsmail Kahraman ve milletvekillerinin, saat 23.30'dan itibaren TBMM'de bir araya gelmeye başladığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Pensilvanya'daki FETÖ, Türkiye'deki temsilcilerini idare edemiyordu. Şimdi diyorum ki, kimse Pensilvanya'daki bu FETÖ'nün bütün kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmaktan çekinmesin. Ne biliyorsa söylesin. Adını anmaktan çekinmesin. Çünkü biz Müslümanlar olarak iki kişi konuşuyorsak üçüncüye hainlerin kim olduğunu anlatmalıyız, öğretmeliyiz ki herkes bilsin.

Saat 23.15'te İstanbul Atatürk Havalimanı'nda onbinler vardı. Ama orada da o esnada bir siyasetçi vardı. O siyasetçi, ne yazık ki tankların, VIP'in önünden çekilip, ondan sonra çıkmayı planladı. Tankların başındakilerle pazarlık yapıldı, tanklar oradan çekildi ondan sonra tankların önüne çıkarım diyen bu kişi, Bakırköy'deki belediye başkanının yanına gitti. Bugün baktım konuşuyor, konuşurken de hala bu olayı, kontrollü darbe olarak ifade ediyor. Kimseyi aldatmayalım, bu olaya kontrollü darbe demek, gerçekten bir nasipsizliktir. Bu olaya kontrollü darbe demek, nasipsizliğin ötesinde vurdumduymazlıktır. Siz, bu milleti ne zannediyorsunuz, nasıl buna kontrollü darbe dersiniz? Siz, yoksa bu sürecin hala böyle devam etmesini mi istiyorsunuz? Kusura bakma, OHAL pazartesi günü MGK gündemine gelecek, konuşacağız, hükümetimize tavsiye kararını alacağız. Dünyanın değişik yerlerinde bir eyalette, basit bir mesele oluyor OHAL ilan ediyorlar. Fransa'da teröristlerce 10-15 kişi öldürülüyor, orada bir yıl OHAL kararı alınıyor. Bizim ülkemizde devletimize karşı, devletimizi yıkma operasyonu yapılıyor, 250 kardeşimiz şehit ediliyor, 2 bin 193 vatandaşımız gazi oluyor, hala kontrollü darbeden bahsediliyor. Yazıklar olsun, yazıklar olsun başka ne diyeceğiz."

Milletimiz meydanlarda darbecilere karşı direnirken milletvekillerimiz de Meclis'te toplanarak darbecilere meydan okudular.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920 tarihinde milletvekillerimiz ve milletimizle birlikte dualarla, salavatlarla, tekbirlerle açılmıştı. Aradan 96 yıl geçtikten sonra 15 Temmuz 2016 tarihinde de Türkiye Büyük Millet Meclisi, yine milletvekillerimiz ve milletimiz tarafından aynı şekilde dualarla, tekbirlerle müdafaa edilmiştir.

Meclis’te o gün kapalı olmasına rağmen açtılar, çalıştılar. Özellikle o gece Meclis’te bulunma imkanına sahip olan 106 miletvekilimizi ayrı ayrı tekbir ediyorum. Meclis'e bir daha kimsenin el uzatamaması için artık daha çok çalışacağız.

Darbe hesabı yapanlar Allah'ın hesabı üzerinde bir hesap olmadığını bilmedikleri için kafalarını milletimizin iradesine vurdular. Kimse Pensilvanya'daki bu FETÖ'nün bütün kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmaktan çekinmesin. Ne biliyorsa söylesin. Adını anmaktan çekinmesin. Çünkü biz Müslümanlar olarak iki kişi konuşuyorsak üçüncüye hainlerin kim olduğunu anlatmalıyız, öğretmeliyiz ki herkes bilsin.

Bu millete nasıl kıydınız, bu milleti nasıl parçaladınız? Ey Feto, senin gideceğin yer var mı? Bu milleti parçalamak için yapmadığın iş kaldı mı? Çalmadığın kapı kaldı mı? Şimdi Pensilvanya'da 400 dönüm yeri sana tahsis ettiler, oradan dünyayı idare ediyorsun.

15 Temmuz gecesi bu vatana kıymaya çalışanlar şimdi mahkemelerde ihanetlerinin hesabını veriyorlar. Suyunu içtikleri, ekmeğini yedikleri vatanlarını Pensilvanya'daki şarlatanın emriyle 1 dolara satanlar zindanlarda çürürken bu Meclis milletimize hizmete devam edecek. Çünkü milletimize sözümüz var. Cumhurbaşkanlığıyla, Meclisiyle, hükümetiyle, tüm resmi ve özel kurumlarımızla birlikte ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkaracak, 2023 hedeflerimize mutlaka ulaşacağız. Bu sözümüzü yerine getirene kadar ne bize ne Meclisimize ne hükümetimize ne de milletimize durmak, duraksamak, dinlenmek yoktur.

15 Temmuz bize göstermiştir ki devlet olarak, millet olarak da güçlü olmak zorundayız. Eğer güçlü değilsek bize bir tek gün bile yaşama hakkı vermeyecek o kadar çok düşman pusuda bekliyor ki isimlerini tek tek saymaya kalksam çok ciddi uluslararası krizle karşılaşırız.

80 milyon yaşayan er oğlu erimiz şehitlerimizin hikayesini ayaklar altında çiğnetmeyecektir. Türk milleti mücadeleye alışkındır. Tarih boyunca bedelini ödemediğimiz hiçbir kazancı olmamıştır. Atalarımızın dediği gibi “keser döner sap döner, gün olur hesap döner.” Dostumuzun düşmanımızın da kimler olduğunu götsermiştir 15 Temmuz. Milletimiz darbeyi bastığında iyiler mağlup oldu diyen yabancı analistlere şahit oldum. Dünyanın birçok yerinde darbecilere meydan okuyan dostlarımızı da gördük. Darbe gecesi savaş uçaklarının gürültüleri altında telefonla samimiyetlerini ileten de oldu. Güçlü olmak zorundayız. Başaramayacaksınız, milletimizi bölemeyeceksiniz, bayrağımı indiremeyeceksiniz. Vatanımızı parçalayamayacaksınız, ülkemize diz çöktüremeyeceksiniz. Kim olduğumuzu nereden gelip nereye gittiğimizi biliyoruz.

    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SAYFALAR
ARŞİV